Dr Onur

Özalmete

Psikiyatrist & Psikoterapist


Blog Yazıları

Kişisel blog yazılarımı ve çeşitli dergi, kitap ve sitelerde yayımlanmış yazılarımı bu sayfada bulabilirsiniz.

Arzunun O Belirsiz Nesnesi

On May 7, 2017, by Onur, 0 Comments

Arzunun O Belirsiz Nesnesi

Arzunun O Belirsiz Nesnesi

* Psikesinema Sayı 11, Mayıs-Haziran 2017

Bunuel, “Son Nefesim”1Son Nefesim, Luis Bunuel, İmge Kitapevi, 2006 ismini verdiği otobiyografi kitabında, filmlerinden sanki kendi eserleri değilmiş gibi söz eder. Sanki onlara eşlik etmiştir. Onları dışarıdan gözlemektedir: “Nedenini açıklayamıyorum; ama bu sahne beni çok etkilemiştir. En son plandaki patlama görüntüsünden önce, bu sahne çözülemez bir giz olarak kalmaktadır”.2Son Nefesim, Luis Bunuel, İmge Kitapevi, 2006

Read More

Ölümcül erkeksiliğin iki sezonu: TRUE DETECTİVE

On April 20, 2017, by Onur, 0 Comments

True Detective

Ölümcül erkeksiliğin iki sezonu: TRUE DETECTİVE

* Psikesinema 2. Sayı, Kasım-Aralık 2015

Dizinin ilk sezonu 2014 yılında yayınlandı ve kısa sürede değerlendirme sitelerinde ilk sıralarda yer almayı başardı. Özgün anlatım biçimi, yaratılan karanlık atmosfer ve üzerine iyi çalışılmış karakterleri ile klasik bir polisiye-gerilim dizisi olmanın ötesine geçti.   Read More

Zombili göç öyküsü: The WALKING DEAD

On April 20, 2017, by Onur, 0 Comments

the-walking-dead

Zombili göç öyküsü: The WALKING DEAD

* Psikesinema 3. Sayı, Ocak-Şubat 2016, Dosya konusu: “SİNEMADA GÖÇ VE RUH SAĞLIĞI”

Sinemada zorunlu göçü, yersiz yurtsuz olmayı veya bunlara yol açan savaşları ele alan pek çok film var. Kıyamet sonrasını anlatan yapımları da göçün ruhsallığını anlamak için kullanabilir miyiz? Veya her göçmenin küçük bir kıyamet deneyimlediğini söyleyebilir miyiz? Bunu düşünürken aklıma günümüzde epey ilgi gören seyirlik bir dizi geldi: The Walking Dead (Yürüyen Ölüler). Şimdilerde altıncı sezonu gösterimde olan dizi en çok izlenen diziler listesinde (IMDB) birinci sırada yer alıyor. Acaba neden birinci sırada?

Read More

Merhaba!

On April 1, 2017, by Onur, 0 Comments

Kendimi psikoterapist koltuğunda bulduğum günden itibaren yaklaşık 13 yıl geçti. “Bulduğum” diyorum çünkü Türkiye’nin en büyük ve kalabalık psikiyatri hastanesinde başka şans yoktu; bir günlük asistan bile o koltuğa oturmak ve hastasını dinlemek zorundaydı.

Read More